Diyarın düzenini koruyan, tüm savaşlarda, ülkenin kirlenmiş düzenindeki arta kalan onurluları ve iyileri korumak, onların güvenliğini sağlamak için, canlarını asla çekinmeden feda eden, amaçlarına ulaşıncaya kadar kana doymayanlardır. Bir çok masum can, suçsuz oldukları halde bile savaşlardaki kan denizinde savaşçılar tarafından yok edilseler de, savaşçılar, ülkenin en onurlu kişileridir. Öyle olmasa her savaşçının kendine ait bir simgesi olmaz ve en önemlisi bu simgeler savaşçılara komutanları, kontları ve tanrıçaları tarafından bahşedilmezdi. Savaşların zamanında diyarın hiç susmayan çığlıkları olduğu çağlarda, şimdiki zamanlarda ise barışın kurumuş boş bir ağaç kütüğünde saklı olduğunu düşündüren diyardaki hava savaşçıların aslında her zaman tetikte olmalarına neden olmuştur.
Kurulu Diyarda şimdi yarı kurulu bile olsa bir düzen varsa ve diyardaki varlıklar şimdiki zamanlar rahatça dolaşıp, özgürce hayatlarını yaşayabiliyorlarsa bunun en önemli nedeni ülkelerin kahraman savaşçılarıdır.
En yalnız varlıklardır ve tek dostları yanlarından asla ayırmadıkları silahlarıdır. Onların ve yine en büyük düşmanları kendilerinin sahip olduklarından çok daha güçlü silahlara sahip olan diğer savaşçılardır.
Savaşçı olabilmek öyle her varlığın yapabileceği bir şey değildir. Bu sınıftaki kişiler, kendilerine tüm varlıklarını ortaya koyarak saygılı, her an yeni tecrübeler kazanan, uzun ve yorucu bir eğitim alan ve aslında hayatlarının her anında yeni bir şeyler öğrenenlerdir. Savaşçılar agresif yapılıdırlar. Bu agresiflik, çabuk sinirlenmek, kendilerine ters gelen bir duruma anında müdahale etmeye çalışmaları onların doğasında olan bir şeydir. Aşkları onlar için vazgeçilmezdir, ölüm nedenidir. Ama eğer bölgelerinin ve görevlerinin en mükemmel ve başarılı bir şekilde gelişmesi ve sonuçlanması gerekirse aşklarından hiç düşünmeden vazgeçerler. Görevlerinde başarıya ulaştıktan sonra aşklarının acısıyla değil kendi kılıçlarıyla hayatlarına son verip onurlu bir şekilde FRP’nin unutulmayanlar defterinde yerlerini alırlar.