Arda’nın Yaratılması
Silmarillion’un ilk kitabı Ainulindalë'ye göre herşey sadece büyük bir karanlık ve boşluktan ibaretmiş. Bu büyük, kocaman boşluğun içerisinde Eru adı verilen daha sonra Elflerce Ilúvatar diye adlandırılan tanrısal bir varlık yaşarmış. Eru’nun ilk düşünceleri kutsal tanrısal varlıklar olarak ortaya çıkmış. Eru onlara Sönmez Ateşi’nden yani kendi ruhundan sonsuz hayat vermiş.[Tolkien Orta Dünya’da Arda’yı yaratırken mitolojiden yararlanmış olabilir. Çünkü Evrenin her başlangıcı büyük sonsuz bir boşluktur, içinde yaşayan tanrısal bir varlık vardır ve bir süre sonra kendisinin bir takım özelliklerinden kutsal yeni varlıklar oluşturur.]
Bu kutsal varlıklara Ainur denir. Eru bu kutsal varlıklar için daha sonra boşlukta kutsal bir şato inşaa etmiştir. Buraya Sonsuz Odalar denir. Burada Ainur şarkılar söyleyerek kutsal bir koro haline gelmişler. Bu müzikten boşluk etkilenerek tanrısal ruhlar boşlukta dönüp duran küresel bir görüntü oluşturmuşlar.
Ainur’un bir kısmı Eru ile birlikte Sonsuz Odalarda kalmışlardır. Tolkien dünyaya inmeyen bu ruhlarla ilgili bir daha hiçbir açıklama yapmamıştır. Onun anlatmak istediği dünyaya inip maddesel bir görüntü haline gelen ruhlardır.Dünyada Ainurlar iki gruba ayrılırlar. Birincisi tanrılar ikincisi ise yarı tanrılardır. Yani Valar ve Maiar.